
Neden banyo lambalarımızı “nispeten yüksek nem ortamlarında” test ediyoruz?
Dürüst olalım: Banyolar, elektronik cihazlar için kabus gibi bir yerdir. Yoğun buhar, sürekli yüksek nem ve ani sıcaklık değişimleri, her türlü devre kartını bozabilir. Bu durum, cihazların arızalanmasına neden olur. İşte bu yüzden sadece bir düğmeye basıp “Her şey yolunda, gönderin” demiyoruz. Bunun yerine, her ürünü nemli ve sıcak ortamlarda test ediyoruz. Böylece ürünlerin üç yıl sonra müşterinin evinde arızalanmasını engelliyoruz.
Nemle mücadele
Su buharının bir yolunu bulduğu kesin. En küçük boşluklardan içeri sızar ve contaların ardından geçer. Nem, devrelerin bulunduğu bölgelere ulaştığında kısa devreler veya sızıntılar meydana gelir. Yüksek sıcaklık ve nem koşullarını kullanarak nemin her yere ulaşmasını sağlıyoruz. Eğer kuvars tüpü kırılacak veya lamba yanacaksa, bunun laboratuvarda olmasını istiyoruz; müşterinin banyosunda değil.
Zayıf noktaların test edilmesi
Lambalarımız, halojen gazını yerinde tutmak için kuvars camı ve özel contalar kullanır. Ancak camın metal kapakla buluştuğu yer tehlikeli bir bölgedir. Lambaları sürekli olarak yüksek sıcaklık ve yüksek nem koşullarında test ediyoruz. Bu da mekanik bağlantılara büyük bir baskı uygular. Amacımız, elektriğin olmaması gereken yerlere gitmesini engellemektir. Eğer bu gerçekleşirse bu büyük bir felakettir.
Isı ile ilgili denge meselesi
İnsanlar anında ısınan kısa dalga kızılötesi lambaları severler. Bu harika bir his. Ancak bu tür yoğun ısı, iç kablolar üzerinde büyük bir baskı yaratır. Buna %90 nem eklenince oksidasyon riski artar. Daha yüksek güç demek daha hızlı ısınma demektir; ancak bu aynı zamanda bileşenlerin zarar görmesine de neden olur. Stresle başa çıkabilmek için malzemelerimizi dikkatlice seçiyoruz. Ancak contaların gerçekten işe yarayıp yaramadığını anlamak için yaşlanma testleri şarttır.